• https://www.facebook.com/malatyaegitim1/
    • https://twitter.com/malatyaegitim

    Malatya Eğitim Platformu

    www.malatyaegitim.com

    Matematik Ar-Ge

    KİBİR

    annebabaokulu.net

    Edebiyat Köşesi / Murat Tekineş
    KİBİR

    Kibir; Cehalet, sevgisizlik ve bunların beraberinde getirdiği mağruriyet uçurumunun son noktası…

    Bizler yani adına insan denilen şu akıllı mahlukat? Denizde bir damlacık bile olduğu şüpheli iken bazılarımız göl olmaya hatta daha ileri gidip onu dolduran akarsu olup gürlemeye ve de kibirlerimizi haykırmaya bile cesaret edebiliyoruz?

    İşte! İnsanoğlu denilen mahlukatın acziyet nehirlerindeki mistik ve de akıl almaz bir seyridir bu… Hayat, içinde her türlü sesi ve güzel melodiyi barındıran çok sesli bir korodur aslında… Hem de sadece yurttan sesler korosu değil? Dünya’dan ya da evrenden sesler korosu…

    Ama bizim anlayabileceğimiz bir desibelde değil de kendi istediği tonda ve kendi notalarıyla hatta ve hatta kendi enstrümanları ile söylüyor türküsünü…

    Enstrümanlarını görmek için bakmak melodisini duymak için ise kulak kabartmak yeterli aslında ama en önemlisi dokunabilirsin ona yani notalarına… Sevgiyle elini uzatman yeterli? Çünkü senin için türkü söylüyor hayat!

    Elinizi uzatamıyorsanız eğer korkuyorsunuz demektir? Çünkü korku sevginin zıttı imiş bunu nereden mi biliyorum? Bir öğretmen arkadaşım söylemişti, o da bir kitapta okumuş ve bunu benimle paylaşmıştı…

    Sevgi ve paylaşım çoğaldıkça da korkular sıfırlanırmış… Kibir’in de kökeninde korku var aslında? Demek ki korku sevgisizliği ve paylaşımsızlığı getirir beraberinde, cehalet ise mağrurluğu…

    Hatta bir kitapta okumuştum şu cümleyi ve sizlerle paylaşmak istiyorum. ‘’Cehennem kibir uçurumlarının hemen dibinde kurulmuştur…’’ İşte sırf bu yüzden kibir sözcüğü beni hep ürkütmüştür…

    Gelin atalım kibir urbalarını sırtımızdan! yeni olsalar bile… Sevgi ve paylaşım urbalarını geçirelim sırtlarımıza varsın çul olsunlar? Hatta kelime dağarcıklarımızdan hafızalarımızdan bile silelim kibir sözcüğünü? Yerine hoşgörü ve sevgiyi koyalım… Gurur ve mağrur sözcüklerinin yerini ise onur ve övünç’e bırakalım…Cehalet mi? O zaten sevginin ve hoşgörünün olduğu yerde barınamaz…

    Hadi kulak kabartalım hayata, melodisini duymak için! Sevgiyle uzatalım ellerimizi dokunabilmek için notalarına… Haydi yıkalım tüm barınaklarını kibir’in ve de yardakçıları olan cehaletin, sevgisizliğin! Onların Sırça Köşklerinde mağrurluk abidesi olarak yaşamaktansa, yaşayabiliriz pekala onurlu insanlar olarak içinde sevginin ve hoşgörünün olduğu kulübelerde bile… Ne dersiniz olmaz mı?

    Olur olur… Sen bir adım at sadece ikincisi ve diğer adımlar peşinden gelecektir otomatik olarak…

    Bu bir tevazu ve alçakgönüllülük davetiyesidir… Sevgiye muhtaç kibirli ve mağrur ruhlar için…

    Naçizane… Sevgiyle kalın…

    Murat TEKİNEŞ
    19/12/2015

    Yorumlar - Yorum Yaz


    Üyelik Girişi
    Fotoğraf
    Site Haritası
    Translate