• https://www.facebook.com/malatyaegitim1/
    • https://twitter.com/malatyaegitim

    Malatya Eğitim Platformu

    www.malatyaegitim.com

    Matematik Ar-Ge

    NEMRUT'UN SIRLARI

    malatyaegitim.com

    Not: Bu makalenin her hakkı saklıdır. www.malatyaegitim.com sitemiz kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

    NEMRUT'UN SIRLARI malatyaegitim.com

    NEMRUT'UN SIRLARI

    Kommagene'nin anlamı ''genler topluluğu''..Ve tarihte ilk kez rastlanan dinlerde doğu-batı sentezi ..Yunan ve Pers tanrılarının yanyana heykelleri.

    'Geldi geçti ömrüm benim / Bir yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle gelir /

    Bir göz açıp yummuş gibi' dedi Yunus Emre bin dörtyüz yıl sonra.
    Latif Bolat/Gazeteci

    Ama ondan bindörtyüz yıl önce Kral Antiochus 'işte burası' demişti, 2150 metre yüksekliğindeki granit dağın zirvesine bakıp ta. 'Hieratheison'umu tam da buraya yapacağım.'

    Antiochus, Kommagene'nin kralı idi. Yunus'un hayatın faniliği konusundaki düşüncelerine şaşzamanlı bir erken cevap olarak, kendisinin ve halkının ölümsüzleştirilmesi için yollar aramaktaydı ve en iyi yolu bulmuşa benziyordu o gün.

    Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Yunan ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktı. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye'nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri'nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştı. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.

    Doğu-Batı'nın ilk sentezi

    Takvimlerin M.Ö.100 civarlarını gösterdiği günlerdeyiz. Büyük Pers İmparatoru Darius'un Balkan topraklarını tarumar ettiği günlerden beri Doğu ve Batı diye bölünmüştü dünya. Büyük İskenderin kişisel hayatında ve kısa süren imparatorluğunda, belki de istemeyerek sebep olduğu Doğu-Batı sentezi, işte bu adı çok ta duyulmamış olan Kommagene kültürü ile tüm zamanların en mükemmel örneğine ulaşacaktı.

    Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, efsanelere göre, baba tarafı Pers Krallarından "Krallar Kralı" olarak anılan Darius ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.

    Yaklaşık dört asırlık Pers ve Roma mücadelesinin tam da orta orta yerindeki bu dağlık bölgede, yaşamın ve devamlılığın sırrının "sentez ve kapsayıcılıktan" geçtiğini çok erkenden görmüştü en büyük Kommagene Kralı Antiochus. O nedenle de, Kommagene'yi bir sentez kültürü olarak ortaya çıkarmış ve yaklaşık yüz sene kadar Roma ve Perslerden bağımsız olarak yaşatmayı becermişti.

    Bir başka kralın çılgın projesi

    Kültürünü ve elbette ki kendisini "unutulmaz" kılmanın en doğal yolu olarak ta, o güne dek görülmedik bir anıt yaratmayı düşünmüştü. Sonunda ise bu 2150 metrelik Nemrut Dağını seçmişti bu "Çılgın Projesi" için. Ve aklından geçenleri kayadan rölyeflere kazıttığı yazıtlarla tarihe mal edecek ve biz de 2100 sene sonra, Antiochus'un niyetlerini bilebilecektik. Projesi hakkında şöyle der bize büyük Kral:

    "Gördüğünüz gibi, bu tanrılara layık heykeller diktim. Bunlar Zeus-Oromastes, Apollo-Mithras-Helios-Hermes, Artagnes-Herakles-Ares ve herşeyi besleyen ata yurdum Kommagene'nin yüzü. Tüm bu herşeyi bilen Tanrıların yanıbaşına da, aynı kayadan oyulmuş olan, tahtında oturan kendi heykelimi diktim. Böylece, yüzyıllardır korunmuş olan herşeye kadir tanrılarımızın yüzlerini, benimle aynı yaşta yaptım..."

    2150 metrelik bu dağı, kutsal anıt mezar yapmak için, Antiochus dağın tepesini kestirip düzeltmiş olmalı. Ortaya çıkan düzlüğün tam ortasındaki kayaya kendi mezarını oydurtup, üzerini 75 metre yüksekliğinde milyonlarca küçük taş parçaları ile örterek, mükemmel bir piramit haline getirmistir. Hala bu taş parçalarının altındaki mezara girilememiştir. Düzlüğün Batı ve Doğu taraflarına ise düz teraslar yapılmıştır. Doğu dinlerinde kutsal sayılan güneşin doğup-battığı yönlere yapılan bu teraslarda "Kommagene sentezinin" bir ifadesi olarak Yunan ve Pers tanrılarının muhteşem dev heykelleri sıralanır. Bu teraslar kuzeyden ve güneyden sarılacak şekilde törensel yürüyüş yolları ile bağlanır. Bu patikalarda ise dev kaya tabletler üzerine Tanrılar ile Antiochus ve Kommagene ilişkisini ifade eden rölyefler bulunur.

    Haydi Nemrut'un zirvesindeki törene

    Kutsal günlerde ve kralın doğum gününde, bu dağ başındaki törenlerin nasıl yapıldığı da yazıtlarda açıkça ifade edilir. Gelin hep birlikte, 2100 sene öncesindeki bu törenlerden birine misafir olalım bu 2150 metrelik zirvede.

    En önde, Pers kostümleri giyinmiş olan rahipler olmak üzere, Kral ve görevlileri Nemrut'un dik yamacını tırmanmaktalar gecenin karanlığı ve soğuğunda. Günes daha doğudaki dağların ardından yüzünü göstermeden, Nemrut'un zirvesine ulaşmaları gerek. Yamaçtaki kıvrılan patika, yol kenarındaki meşalelerin ışıkları ile altın bir kolye gibi zirveyi işaret etmektedir zaten. Tırmanılan her metrede, ovanın karanlığındaki cılız ışıkları ile kutsal şehir Arsemia yok olmaktadır yavaşça.

    Tören kalabalığı şafağın alacakaranlığında Doğu terasındaki tanrı heykellerinin önünde yer alan sunağa varır. Daha henüz ışımaya başlayan güneşin cılız ışıklarına yönelerek, Tanrılara dua ederler ve kurbanlarını sunarlar. Güneş dağın ardından çıkarken de, zirvenin kuzeyindeki törensel patikada, çalınan davullar eşliğinde yavaşça Batı terasına doğru geçilir. Patikanın her iki tarafında da kayalara kazınmış rölyeflerdeki tanrı figürleri eşlik eder törencilere. Saatler süren dualar, müzik ve şarkılar eşliğinde, Batı terasındaki heykellere ulaşılır ve buradaki tanrılara da dualar edilir.

    Zeus artı Ahuramazda - Zeus Oromasdes

    Bu heykeller, Doğu ve Batı tanrı silsilelerinin gerçek bir sentezidir. Her iki yamaçta da aynı sırayı takip ederek Yunan ve Pers tanrılarının birlikteliği aşağıdaki ovaya ve daha ötelere bakmaktadırlar mağrur bir şekilde. Tanrıların isimlendirilmesi bile bu sentezin bir ürünüdür. Mesela Yunanlı Zeus ile Pers Ahuramazda burada Zeus Oromasdes haline gelmiştir.

    Nemrut Dağındaki anıtların ve rölyeflerin bazılarının tamamlanamamış hallerine bakınca, Kommagene'nin M.S.72 senesinde sona erdiğini anlarız. O zamandan itibaren, Roma İmparatorluğu Perslere karşı bu toprakları kendisinin bir eyaleti olarak elde tutmayı tercih edecektir. Ve ikiyüz yıla yakın yepyeni bir "sentez medeniyeti" yaratan Kommagene, kral Antiochus'un tam da planladığı gibi, unutulmamak üzere tarihin sayfalarında yerini alacaktır.

    Batar gün kana benzer som kayalarda

    Nemrut Dağı ziyaretinizi, Batı terasındaki heykellerin yanına oturup, Malatya dağlarının ardından batan güneşin kızıllığını seyrederek bitirmelisiniz. İkibin yıllık heykellerin solan taşları, her saniye değişen günışığında dile gelir ve size şair Hasan Hüseyin'in yine bir heykel seyrinde söylediği şu dizeleri hatırlatır: "eskizaman heykelinin direnen yalnızlığıyla dikilip

    O insan topraklarda dokundum, zamanın soğuk etine Seslenen kim? Gelen ne? Kan mı, gelincik mi, ateş mi, gül mü, nedir ayrılık?

    Nedir bu som kayalardan geçen bu gölge?"

    Başka neler yapılabilir?

    Dağ gündüz ve gece iki farklı iklimi yaşadığı için ziyaretçilerin mutlaka takviyeli giyinmeleri gerekiyor. Mezopotamya'nın en yüksek tepesi olan ve deniz seviyesinden 2150 metre yükseklikte bulunan Nemrut tümülüsü özellikle deniz seviyesinde yaşayıp dağa bir an evvel tırmanmak için acele edenlerde, sigara içenlerde, farklı ve zor iklim koşullarında, yorgun ve ham bünyelerde kalp çarpıntısı yapabilir, bu nedenle yaya 20 dakika civarında süren zirveye çıkışta, hızlı hareket edilmemelidir. Arsameia saray şehri Eski Kahta'dadır. Kommagene'nin tüm felsefesi burada kayalara işlenmiştir. Kahta'ya 26 km. uzaklıkta Memluk yapısı Yeni Kale kayaların tepesindedir. Yine Kahta'ya 20 km. uzakta, Nemrut Dağı yolundaki Cendere köprüsü Romalılar tarafından M.Ö.200'de yapılmış ve hala hizmet vermektedir. Karakuş kraliyet mezarlığı tepesi ise Kahta'dan 12 km. mesafededir.

    Nemrut'un 2000 yıllık esrarı

    Nemrut Dağı, Adıyaman ilindeki Kahta ilçesi yakınlarında Ankar dağları civarında 2.150 m. bir dağdır. Toros dağ silsilesinde bulunur. 1988 yılından beri millî parktır. Kommagene kralı Antiochus Theos, MÖ 62 yılında bu dağın tepesine, pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanı sıra kendi mezar-tapınağını da yaptırmıştır. Mezarda, bir kartal başı gibi, tanrıların taş oymaları vardır. Kzılarda Antiochus'un mezarı bulunamamıştır.

    Fulya Aykaç

    Asuman Kurç'a teşekkürler
     

    Yorumlar - Yorum Yaz


    Üyelik Girişi
    Fotoğraf
    Site Haritası
    Translate