• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/malatyaegitim1/
  • https://twitter.com/malatyaegitim

Malatya Eğitim Platformu

www.malatyaegitim.com

BIYIK SÖYLENCESİ

malatyaegitim.com / Kitap Alıntıları

Kitap adı: BIYIK SÖYLENCESİ
Yazarı: Tahsin YÜCEL
Hazırlayan: Murat TEKİNEŞ

BIYIK SÖYLENCESİ

Bir bıyığın hikayesi gibi görünüyor su üstündeki kısmı ama aslında boşa geçen bir yaşamın adanmışlığıdır. Bir ritüelin toplum eliyle ve de alay imecesiyle bir insanın kişiliğinin önüne geçirilerek, yaşamının bir hiç uğruna heba ettirilmesinin hikayesidir!

Ne için bütün bunlar? Sadece bir berberin mesleki egosu değildir. İnsanlarında çevrelerinde eğlenecek, gülecek, takılacak, zaman zaman imrenecek bir ritüel görmek istediklerinden; hatta bunun için tüm güçlerini ve inandırıcılıklarını ortaya koymaktadırlar...

Şöyle ki, bıyık şekillenip göze gelmeye başlayınca Cumali'nin Kırıkçı olan soyadının kendisine yakışmadığını söyleyerek, ona bıyığa yakışır bir soyadı gerektiğine inandırmaya kadar gidiyor çabaları...

En sonunda çabalar ürününü veriyor ve Kırıkçı olan soyadı oluyor Karapala!.. Karapala Cumali'nin soyadı değil aslında bıyığın ismi! Cumali, Karapala'nın yani bıyığın (bir ritüelin) uzantısı olup çıkıyor elinde olmadan...

Bir erkeklik göstergesi sayılıyor bıyık toplumumuzda, aslında ne hasarlı vücutlar bu görkemli bıyıkların ardında yitip gözden kayboluyor. Sanki bir erkeklik müzesinin teşhirlik objesi gibi el değmesi yasak ve kırılgan?

Kadınların görsel olarak etkilendiği ama el sürdürülmediği bir ritüel, bir kadın eli değdiğinde tüm büyüsü bozuluyor erkekliğin ve bu görkemin gölgesi altında yapılan hovardalığın da sonu hüsran oluyor ve bir hayat kendini imha ediyor...

Yine bir hiç ve bir avuç kıl uğruna oluyor bütün bunlar! Değer mi? bence değmez. Kitapta da dediği gibi bıyığın sözlük anlamı; üst dudak ile burun arasındaki kıllar. Sadece ve sadece kıl, vur jileti gitsin...

Hayatta hiç bir şeyin hiç bir ritüelin sizi ve kimliğinizi eline geçirmesine izin vermeyin ve başkalarının egosu ve görsel zevklerinin tatmini için alet etmeyin hayatınızı diyor bize bıyık söylencesi...

Hakikaten öyküsüne indirgenecek romanlardan değilmiş, geceleri uçup evlenmemiş kızların ak gerdanlarından öpen çift çengelli karapala, bize hayat üzerine okkalı bir nasihat aslında...

Tahsin Yücel'in bu romanından çok tat aldım. Zevkle okudum... Bende bir bıyıklıyım ama bıyığı üst dudağımdaki çocukluktan kalma bir kesik izini kapatmak için bırakıyorum sadece! Hiç bir zaman amacını aştırtmam hele hele benim kontrolümdeki bir nesneye?..

KİTAPTAN ALINTI

''Soyadımızı mahkemede bir oturumda değiştirttik'', dedi.
''Kırıkçı'yı attık, Karapala olduk''.
Bedriye abla zorlu bir akıma kapılmış gibi irkildi. Anlatılmaz bir öfkeyle baktı:
''Bunu nasıl yaparsın? Benim soyadımı nasıl değiştirirsin?'' diye bağırdı, birden gücü tükenmiş gibi mindere yığıldı. ''Sen oynatmışsın! Benim soyadımı nasıl değiştirtirsin?''
Cumali güvenini yitirmeye başlıyordu, yukardan almayı denedi:
''O soyadı benim soyadımdı'', dedi. ''Unuttun mu, seninki Tarakçı'ydı.''
''Unutmadım, Tarakçı'ydık'', dedi Bedriye abla, yüzüne hiç yakışmayan bir kinle baktı.
''Tarakçı'ydık, sana geldik, Kırıkçı olduk... Şimdi de...sen şey olunca... Neydi o?''
''Karapala''
''Sen Karapala olunca, boş düştük artık.''
''Saçmalama, ben de Karapala'yım, sen de Karapala'sın'', dedi Cumali.
Bedriye abla tiksinmiş gibi yüzünü buruşturdu:
''Ben o soyadını istemiyorum'', dedi. ''Sen avratlar gibi kendi soyadını bırakıp bıyığının soyadını aldın. Ama ben bir bıyık parçasına avratlık edecek kadın değilim.''

İyi okumalar... Sevgiyle kalın...


31/07/2015
Geyikli-Ç.Kale
Murat TEKİNEŞ

Yorumlar - Yorum Yaz


Site Haritası